Bir yıl daha göz açıp geçinceye kadar geride kaldı. Bende biraz geciktirsemde yeni yılın ilk blog girdisini yapmak istedim. Yeni yıla girmek herzaman için zor süreç olmuştur benim için tarih atarken eski yılı yazmayı bırakmam haziran ayını buluyor :) Ancak görünün o ki 2010 benim yılım olacak.
Yeni yılın gelişi aslında bir çok şey için gözden geçirme ve dönüm yaşanan yılın envanterini yapabilmek için çok iyi bir fırsat özellikle benim gibi tatminsiz bir kişiliğe sahipseniz. Her zaman için geçen zamanı yeterince iyi değerlendiremediğimden yakınırım. Sanırım vicdanımı rahatlatmak için geçtiğimiz yılı durum düşünüp kattıklarıyla değerlendirmek lazım.
2009 yılında neler yaşadım, neler edindim, neler öğrendim? Sanırım öğrencilik hayatımın en güzel dönemi 2009un ikinci yarısına denk geldi. Fizik bölümünde aldığım dersler ve elektronikten aldığım Yapay Sinir Ağları dönemimi oldukça zevkli geçirmemi sağladı. İleriki planlarım için önümü daha iyi görebiliyorum. Bunun yanında Kanada da 2 süper hafta geçirdim, yeni arkadaşlıklar ve paha biçilemez tecrübeler kazandım. Geçtiğimiz yılın 3 4 aylık periyodunda ITURO Bilişim Sistemi ile uğraşarak mükemmel bir ekip çalışmasını gördüm çok sağlam insanlar tanıdım. En önemlisi yeni bir işe başladım ve eylül ayından beri yazılım konusunda daha fazla şey öğrenip vaktimi efektif olarak değerlendirdiğim bir işim var. Toefle ve GRE sınavlarına girdim, Brownda Brain Science okumak için başvurumu yaptım. Yaz tatilimi hem kulüpteki dostlarımla eğlenerek hemde fazlasıyla şey öğrenerek geçirdim. Teknik olarak hangi konularda çalıştım vs kısmına girerek kafa şişirmeyeceğim. Bunların yanında bu yıl yeniden MSP seçildim. Bitirme ödevim için danışmanım Prof. Dr. Müştak Erhan Yalçın ile çalışmaya başladım.
Sanırım daha başka şeylerde vardır gözüme önemsiz gözüken ve yazmaya üşendiğim. Bu yıl sanırım hayatımdaki en keyif aldığım ve yurt dışı başvurularımı beklerkende en fazla heycan yaşayacağım dönem olacak. Ama sonunda sevineceğim :) Alternatiflerin fazla olmasını ve tercih yapmam gerektiği durumların olduğunu da artık pek düşünmüyorum. Önümde ne kadar olasılık varsa aslında onlara biçtiğim değerleri azaltıyorum aralarından paylaştırarak. Bu nedenle en çok istediğim şeyi belirleme ve önceliklerimi buna göre düzenlemem gerektiğini farkettim. Böylece bir şeyi gerçekten isteyip onu elde etmem daha kolay olacak. Bana katılmayanlar da olacaktır ancak insaların isteyipte elde edemeyeceği şey yok. Mühim olan sürecin nasıl geçirildiği. Bazı şeylerin gerçekleşmesi için uzun vade gerekiyor ve bunu elde etme olasılığı zaman geçtikçe tükeniyor. Olasılık dağılımının dışa düşen parçalarında kalan hayallerden ibaret oluyorlar demekki zamanında istediklerimizi belirlemeli ve bunların yolunu açmalıyız.
Alice Harikalar diyarından daha önce Şizofrenik Zırvalar bölümünde paylaştığım bir yazıyı yeniden burada alıntılıyorum.
“Buna inanamıyorum!” der Alice (evet bizim Alice). Alice 7.5 yaşında, kraliçe ise 101 yaşında olduğundan behsetmektedirler, ayrıca 5 ay ve 1 gün.
“İnanamıyor musun?” diye cevaplar kraliçe, acıyan bir ses tonu ile. “Tekrar dene, derin bir nefes al ve gözlerini kapat, ve tekrar dene.”
Alice güler. “Denemenin yararı yok,” der. “İmkansız şeylere inanılamaz.”
“Daha çok egzersize ihtiyacın olduğunu söyleyebilirim,” der kraliçe. “Ben senin yaşındayken, her gün yarım saat süresince bunu yaptım. 6 imkansız şeye inandım her günün kahvaltısından önce.”
En son ne zaman olmayacak(!) düşüncelerle, olmayacak(!) işler peşinde koştunuz? Peşinde koşmayı bir yana bırakın, en son ne zaman bu düşüncelerin hayali için bir adım attınız zihninizde, kendi çerçeveleriniz ya da çevrenizin çerçeveleri tarafından engellenmeden?
Bugünden itibaren bunu yapmaya ne dersiniz, her sabah kahvaltıdan önce 6 imkansız(!) şey hayal ederek, bunlara inanmaya?
Bununda ötesinde imgeleme yapmanın önemini farketmeliyiz. Olmak istediğimiz konumu hayal etmeliyiz, bu bir şekilde herşeyi değiştiricek değişimleri başlatıyor. Pek çok felsefede bunun yeri büyüktür. Inanç denen şeyde zaten bundan farklı bir şey değildir bence.
Ozaman 2011de nerede olmak istiyorum bunları düşünmeliyim, düşünmeliyiz. Güzel bir yıl geçirmek dileğiyle :) Seneye yılbaşı yazımı(noel daha doğru olucak sanırım) karlı bir havada yazıyor olacağım ve o yazıda bu cümlemi alıntılayacağım :)
